Anket
Tavsiye Et
Ad, Soyad:
Gönderen:
Alıcı:
Güvenlik kodunu giriniz:
captcha
Etiket Bulutu
Haber ve Duyurular
İşitme Cihazları Satışı ve Uygulama Merkezi Hizmete Açıldı.
Tarih: 17/04/2024
Genç girişimci Sinem Korkmaz Düzce’de Emniyet midürlüğü karşısınd... Devamını oku...
KELEŞ’TEN BAŞKAN KENAN SÜBEKÇİ’YE HAYIRLI OLSUN ZİYARETİ
Tarih: 17/04/2024
  Gümüşova’nın yeni Belediye Başkanı  Kenan Sübekçi’y... Devamını oku...
CHP’li Keleş’ten vatandaşa ‘Aç Türkler’ diyen AKP’liye tepki
Tarih: 15/04/2024
VATANDAŞ İLK SEÇİMLERDE SİZİ TARİHTEN SİLECEKTİRCHP PM Üyesi ve Yerel Yönetimlerd... Devamını oku...
Başkan Sübekçi Görevi devraldı
Tarih: 08/04/2024
31 Mart Yerel seçimlerde Gümüşova Belediye başkanı seçilen Kenan Sübe... Devamını oku...
CUMHURBAŞKANLIĞINDAN KAMU KURUMLARINA ELEKTRONİK SAKLAMA UYARISI!
Tarih: 03/04/2024
Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı; belgelere kolayca ulaşılabilmesi ve fiziki arşivleme y&uu... Devamını oku...
Yerel Seçim Sonuçları İlçemize Hayırlar Getirsin
Tarih: 02/04/2024
Çağdaş Gümüşova Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Nevzat Keleş, 31 Mart yerel s... Devamını oku...
Gümüşova Sübekçi'yi tercih etti
Tarih: 01/04/2024
Resmi olmayan sonuçlara göre Gümüşova Belediye Başkanlığı seçimini AK... Devamını oku...
Çiftçilere Hibe Yonca tohumu desteği sağlandı
Tarih: 20/03/2024
Gümüşova Kaymakamlığı Tarım ve Hayvancılığın Desteklenmesi amacıyla çiftçi... Devamını oku...
Düzce Valiliği zirai don riskine karşı üreticiler uyarıldı.
Tarih: 19/03/2024
Meteoroloji’den yapılan uyarıda “Ülkemizin iç ve batı bölgelerinde bu... Devamını oku...
Başkan Tozan'dan Sağlık ve eczane çalışanlarına çiçek
Tarih: 15/03/2024
14 Mart Tıp Bayramı münasebetiyle; Belediye Başkan Yardımcımız Turhan SADAK Gümüşov... Devamını oku...

   Tüm haberler
Haber Arşiv
     
İstatistikler
Toplam: 906680
Aktif: 7
Bugün: 406
Dün: 647
Site İçi Arama
Paylaş
Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google

Kıskançlık Ve Nankörlük - Nevzat KELEŞ(GERÇEKLER)

Kıskançlık Ve Nankörlük

Yazar: Nevzat KELEŞ(GERÇEKLER) |  Tarih: 02 / 05 / 2015 |  Yazı Okunma: 733


Sevgili okurlar,kıskançlık ve nankörlük insanlığın en eski hastalıklarından birisidir. Hastalık diyorum; çünkü kimlerin daha kıskanç ve nankör olduğu eskiden beri tartışılsa da kendisini yetersiz, değersiz ve gereksiz görenlerde bu davranış biçimi daha fazladır. Bir kimse bir üstünlük gösterdiğinde veya sevilen birisinin, başkası ile ilgilendiği kanaatine varıldığında bu süreç başlar.
Kıskançlık doğuştan değil, sonradan kazanılan bir duygudur. Kıskançlık öz güven eksikliği ve yetersizlik duygusundan dolayı ortaya çıkmaktadır. Kıskançlık yaşayan kişiler, içinde bulunduğu rekabette yarışı kaybedeceğini düşünerek kendilerini değersiz, çaresiz, önemsiz, sevimsiz, mutsuz, yalnız, öfkeli ve horlanmış gibi görürler.
Nankörlük ise kadir bilmezlik, değer bilmezliktir. Yani yapılan iyiliklerin anında unutulmasıdır. Nankörler yüz yüze baktığı insanın fedakarlıklarını görmezden geldiği gibi, gözünün içine baka baka bunları inkar ederler. Bundan dolayı nankörlükte zayıf ve ucuz insanların işidir. Buda kıskançlık gibi bir hastalık türüdür. Ne yazık ki bu hastalıkların tedavisi bulunamamıştır. İnsan bu hastalığa yakalandı mı kolay kolay bir daha kurtulamaz.
Kuvvetli olduğunuz, önemli olduğunuz, değerli bir mevkide bulunduğunuz sürece kıskanılırsınız. Bu seviyeyi makamı, gücü koruduğunuz sürece nankörlerle karşılaşmazsınız. Lakin bu mevkiyi, bu gücü kaybettiğiniz an nankörlerle karşılaşmaya başlarsınız. Ama kıskanç ve nankörlerden korkmamak gerekir. Çünkü korkak, ikiyüzlü ve yalaka olduklarından dolayı bu tipleri çabucak tanıma şansınız bulunmaktadır.
Bunlar çok konuşur, güzel fıkralar anlatır, bu yolla tanınmaya çalışırlar. Kendine güvenip ağzının laf yaptığını düşünüp, kendini adam sanan kıskanç ve nankörlere bir hikayem var.
Köyde yaşayan çiftçinin kedisi ve köpeği varmış. İkisi de birbirini sürekli kıskanırmış. Köylü ormanda gezinirken bir tilki, bir çakal, birde kurt yavrusu bulup bunları da eve getirmiş. İlk günden sonra kedi ve köpek yeni misafirleri kıskanmaya başlamışlar. Ama birlikte yaşama zorunluluğunu da çabuk anlamışlar. Gel zaman, git zaman yavrular büyümüş kurt “artık buradan gidelim, dağlara çıkalım, özgürce yaşayalım, burada yemek artıklarıyla yetineceğimize dağda leziz etlerle besleniriz” demiş. Diğerleri de bu teklifi kabul edip sahibini terk etmişler.
Dağda ilk gün kurt, büyük bir ceylan avlamış. Etin leziz yerini güzelce midesine indirmiş. Geri kalan kısmını dostlarına paylaştırmış. Bu paylaşım bir müddet devam etmiş. Kurdun gücünü anlayan kedi, kurda sürekli sırnaşıp yarenlik yaparak yanına sokulmaya çalışırmış. Kurt da “sen nankörsün benden uzak dur” diyerek kediye yüz vermezmiş. Tilki, köpek ve çakal da kediden geri kalmayarak kurda “biz sana benzeriz, akrabayız, aynı soydanız” diye gözüne girmeye çalışsalar da kurt bunlara da taviz vermemiş. Kurdun yanında çok zayıf kaldıklarını anlayan kedi, köpek, çakal ve tilki kendi aralarında anlaşarak kurttan ayrılmışlar.
Yeni ekip ormanda ilk gün birlikte av planı yapar. Köpek havlayacak, tilki avın kaçacağı yolu kesecek, çakal ava saldırırken kedide etrafı gözleyecekmiş. Nihayet av seansı başlar. Buffalo (yabani sığır) sürüsü köpeğin sesini duyunca tedirginleşir ve sürüde hareketlilik başlar. Çakal gözüne kestirdiği buffaloya saldırır. Ama boynuz darbesi ile bir gözünü kaybeder. Çakalın akıbetini gören tilki köpeğin yanına sokulur. Kedi korkudan köpeğin sırtına çıkar ve ilk avlarında hezimet ve kayıp telafi edilemez durumdadır.
İkinci gün roller değişmiştir. Kendi aralarında tekrar iş bölümü yaparlar. Tilki saldırıyı köpeğin yapmasını ister. Kurnaz tilki ve kedinin görevi bellidir. Çakal yaralıdır. Saldırı işi köpeğe verilir. Bu sefer gözlerine kestirdikleri bir yabani at sürüsüdür. Çakalın havlaması ile köpek ata saldırır ama nafile, at bir çifteyle köpeğin kaburgasını kırıp yere serer. Av yine sonuçsuz kalır.
Kendi başlarına yaşayamayacaklarını anlayan düzenbazlar, kurda kendilerini tekrar arkadaş olarak kabul etmesi için yalvarırlar. Lakin kurt tavizsizdir. “Kedinin nankörlüğü, tilkinin kurnazlığı, çakalın körlüğü ortadadır. Sizden arkadaş olmaz” diyerek reddeder.
Kıskanç nankörler ormanda aç kalacaklarını iyice anlayınca köye, eski sahiplerinin yanına dönmeye karar verirler. Çiftçi bunları kabul eder ama bu sefer sadece iki günde bir yemek artıkları ile yetineceklerini kulaklarına katar. Onlarda çaresiz bu teklifi kabul eder.
Kurt ve çiftçi kedinin nankörlüğünü, çakalın körlüğünü, köpeğin çaresizliğini, tilkinin kurnazlığını anlamıştır.
Ya bizler!!! tilki gibi kurnazları, köpek gibi çaresizleri, çakal gibi körleri, kedi gibi etrafımızda dönen nankörleri anlayabildik mi? Yoksa hala kurnaz tilkiler, kendini kurt sanan kör çakallar, nankör kediler sırtımıza basmaya devam mı edecek?
Her dönemin, her zamanın adamlarını iyi tanımalıyız. Harcanan bütün çabaların karşılığı kıskançlık ve nankörlük olarak yansıyorsa yeniden düşünmemiz lazım. Çünkü bu davranışlar eğitmenler tarafından değiştirilemeyen vasıflardır...Saygılarımla

 




Paylaş: Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google

Yazarın diğer yazıları
Henüz yorum bulunmamaktadır. İlk yorumu siz yapabilirsiniz.

Ad, Soyad *
E-Mail *
Kalan karekter sayısı:
Yorum *
Güvenlik kodunu giriniz:
captcha
*
(* Doldurulması zorunlu alanlar)

Köşe Yazıları
Sepet
Sepetiniz boş.
Üye İşlemleri
Kullanıcı adı
Şifre

İçerik Rss - Haberler Rss

Tasarım ve Programlama: Omnportal


e-mail adres

duzcegercek81@gmail

.com